12 Mart 2018, İstiklal Marşı’mızın TBMM tarafından kabul edilişinin 97. yıldönümünü kutluyoruz.

İstiklal Marşı, yazıldığı günlerde milletimizin ne tür sıkıntılar yaşadığının, hangi hissiyat içerisinde olduğunun, ama bunun yanında bağımsızlığa nasıl büyük bir iman ve inançla bağlandığının en mükemmel ifadesidir. İstiklal Marşı, edebi özelliği ve mana derinliği ile ifade ettiği ve yansıttığı Milli Mücadele ruhu ile eşsiz bir eserdir.

 

İstiklal Marşı, bu milletin tarihinin, kültürünün ve vicdanının hür ve gür sesidir.
Bu itibarla İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy’un bu milleti ne kadar iyi tanıdığını, hissiyatını ne kadar iyi okuduğunu ve milletiyle nasıl hemhal olduğunu göstermektedir. Türk milletini büyük yapan unsurlardan biri de, özellikle zor zamanlarda, bağrından çıkardığı fikir ve maneviyat önderleridir. Mehmet Akif, bu değerlerdendir.

O, ilhamını inancından, milletinden alan, kalbinin ve ruhunun gıdası ahlak olan, ömrünü, san’atını ve düşüncesini, millet ve memleket davasının emrine adamış bir büyük mütefekkirdir. Mehmet Akif, derin tefekkürü olan güçlü bir şairdir. Şiirindeki gücünün ve etkileyiciliğinin en önemli sebebi, yazdıklarındaki samimiyetidir. Onun eserlerinde, şahsi dertleri, özel mes’eleleri yoktur. Hep umumi dertlerle dertlenmiş, milletinin duygu, düşünce ve problemlerine tercüman olmaya çalışmıştır. Bundan dolayıdır ki, Mehmet Akif; Vatan Şairimizdir, Milli Şairdir.

AKİF’İN NESLİ
Vatan Şairi ve istiklal ruhlu Akif, kimlik ve istiklalimizin bekası için “Akif’in nesli”ni bizlere vasiyet etmiştir. Mehmet Akif, çok yönlü bir insandır. Her şeyden önce sağlam bir karakter adamıdır. Dürüsttür, vefalıdır, sözünün eridir, inançlarına sımsıkı bağlı bir insandır. Yazdıklarını yaşayan bir ilim ve irfan abidesidir. Bugünkü ve yarınki Türkiye’mizin aydınlığı ve geleceği; genç nesillerimize Mehmet Akif mizacını, ruhunu ve idealizmini kazandırmakla sağlanabilecektir.

Bu günlerde, içinde bulunduğumuz şu çalkantılardan çıkabilmek için de büyük ihtiyaç duyduğumuz, istiklal ruhlu Akif’in neslini özlememek mümkün değil. Zire büyük milletlerin büyük idealleri; yolda tökezlemeyen, yüksek seciyeli ve yüksek nitelikli insanlarla gerçekleyebilecektir.

BURDUR’UN ŞEREFİ
Burdur Milletvekili seçilen Mehmet Akif, oğlu Emin Bey ile 1920 yılında ilimizi şereflendirmiştir. Burdur olarak, Burdurlu olarak, manevi şahsiyetimize kattığı şerefin kıymetini de daha iyi bilmeye ve gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz.

Akif’in oğlu Emin Bey, Burdur ziyaretiyle ilgili şunları anlatmaktadır; “Mehmet Akif, Milli Mücadelenin muazzam bir cihat olduğuna, mahirane bir üslupla, candan bir ahenk kullanarak, halkı ikna etti. O, çok samimi konuşuyor, doğruyu söylüyordu. Sözleri insanlar üzerinde çok derin tesirler bırakıyor, O’nu bir kere dinleyen ve eli silah tutabilen bütün herkes, ailesiyle vedalaşıyor; evini, eşini, çocuklarını Allah’a emanet ederek cepheye koşuyordu.

Mehmet Akif Burdur’dan mebus seçilmişti. Pederimi Burdur’a davet ediyorlardı. Bir yaylı arabayla günlerce süren seyahatimizde, muayyen mevkilerde molalar vererek, Burdur’a vasıl olduğumuzda epeyce yorulmuştuk. Lakin orada gördüğümüz hüsnü kabul bize bütün yorgunluğumuzu unutturdu. Burdurlular, Mehmet Akif’i aralarında taksim edemiyorlardı.”

Burdurlular olarak, Milli Mücadeleyi gerçekleştiren Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde böyle eşsiz bir insan tarafından temsil edilmiş olmanın onurunu yaşamaktayız. Mehmet Akif Ersoy Üniversitemizle, Mehmet Akif Ersoy isminin yaşatılıyor olmasının kattığı ayrı bir onurla, Burdur’umuz için ayrı bir önem de katan 12 Mart İstiklal Marşımızın kabulünün 97. yıldönümünü kutluyorum. “Allah bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın”

Yusuf KEYİK
Burdur Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı

BUTSO Basın Danışmanlığı